Sosyal adaletin özünü mağduriyet oluştuktan sonra onu gidermeye çalışmaktan ziyade mağduriyeti oluşturan zemini ortadan kaldıracak tedbirlerin alınması oluşturmaktadır.
Bugün ülkemizin en büyük sorunu yoksulluktur. Bu sorun o kadar derinleşmektedir ki çalışan yoksulların sayısı bile her geçen gün artmaktadır.
Bu kapsamda sosyal adalet çerçevesinde öncelikle yapılması gereken yoksulluğun oluşmasını sebep olan faktörlerin önlenmesine yönelik tedbirlerin alınmasıdır.
Bunun yolu da katma değeri yüksek kaliteli üretime ağırlık verilmesi, istihdamın artırılması, artan oranlı vergi sistemine geçilmesi ve sonrasında adil bir milli gelir dağılımının uygulamaya sokulmasıdır. Hak aradığını iddia eden yapılar, sosyal adalet ve bunun modern toplumda hayata geçirilmesinin en büyük aracı olan sosyal politikaların ehemmiyetini ne zaman anlarsa, işte o zaman ancak işlevlerini yerine getirebilirler. Biz ülkemizde nimet ve külfet dağılımında sosyal adalet istiyoruz, verdiğimiz mücadelenin zaten özü de budur.
Rahmetli Muhsin Başkanın dediği gibi: "Bir tarafta nimet denizinde yüzenler diğer tarafta külfet çukurunda çırpınanlar varsa, o ülkede iç huzurdan kesinlikle söz edilemez"
Bu nedenle iç huzurun temini için “Emek veren emeğini alsın, çalışan karşılığını bulsun, üretenin ürettiğinin karşılığı verilsin, nimet kullananlar külfete de katlansın, külfete katlananlar birazda nimete ulaşabilsinler."
Mustafa GÜÇLÜ
Genel Başkan