MİLLİ GELİR DAĞILIMINDA ADALET SAĞLANMALIDIR!

MİLLİ GELİR DAĞILIMINDA ADALET SAĞLANMALIDIR!
29.03.2026


UBS KÜRESEL SERVET RAPORU 2025

 

UBS Küresel Servet Raporu 2025 verileri Türkiye’nin dolar milyoneri artışında yüzde 8,4 ile dünya lideri olduğunu ortaya koydu. Raporda bir yılda 7 bin kişi milyoner olurken bunun karşısında halkın reel serveti enflasyonla eridiği tespiti yapıldı. Genel Başkan Mustafa Güçlü, Küresel Servet Raporunu değerlendirdi.


             ZENGİNİN DAHA DA ZENGİNLEŞTİĞİ BİR DÜNYAYA YOL ALINIYOR!

            UBS Küresel Servet Raporu 2025 verileri bize hükümetin icraata koymuş olduğu maliye politikasında zihniyet değişimine gidilmesinin artık kaçınılmaz olduğunu ortaya koymaktadır. Çünkü rapor bize ülkemizde uygulanan maliye politikasının önemli bir denge sorunun olduğuna işaret etmektedir. Şöyle ki giderler, vergiler, borçlanma, dış ticaret ve bu konuları içeren kararlar ve kararların alınma sürecini içeren uygulamalar bütününe maliye politikası denmektedir. İfade edilen maliye politikalarının hedefi ise yüksek istihdam ve istikrarlı büyümeyi temin etmektir. Bunun yolu da düzgün ve sağlıklı işleyen bir vergi politikası, harcamalar politikası ve borçlanma politikasından geçmektedir. Vergiler toplanırken dolaylı ve dolaysız olarak iki kısma ayrılmaktadır. Dolaysız vergiler gelir ve servet üzerinden toplanırken, dolaylı vergiler ise harcamalar üzerinden toplanmaktadır. Ülkemizde toplanan vergilerin %70’i dolaylı %30’u ise dolaysız vergilerden oluşmaktadır. Yani ülkemizde toplanan verginin ağırlığı harcamalar üzerinden alınırken biriken servet üzerinden vergi az alınmaktadır. Bunun daha sade anlatımı vergi yükü dar gelirlinin, ücretli çalışanların sırtına yüklenirken servet sahiplerinden uzak tutulmaktadır. Bu oranlamaya göre ülkemizde adil olmayan bir vergi toplama sistemi vardır ve sağlıklı olmayan bir milli gelir dağılımının oluşmasına yol açmaktadır.

            TÜRKİYE'DE FAKİRLİK GEÇEN GÜN DAHA DA DERİNLEŞMEKTEDİR!

            UBS'in Küresel Servet Raporu 2024 verilerine göre geçen yıl Türkiye’de kişi başına servet yüzde 35’ten fazla artmasına rağmen reel olarak enflasyondan arındırıldığında kişi başı servetin yüzde 14.6 gerilediği ve yine geçen yıl dünya ölçeğinde milyoner sayısı en çok artan ülkenin yüzde 8,4 ile Türkiye olduğu belirtilmiştir. Bizce raporun özeti şudur: Türkiye’de varlık sahipleri servetini artırırken orta tabaka yok olmakta, ülke insanı açlık sınırında eşitlenmeye ve yoksulluk sınırının altında yaşamaya mahkûm edilmekte, bu sonucun doğmasındaki en önemli sebeplerin başında ise adil olmayan bir vergi sisteminin uygulanmaya çalışılması gelmektedir.

            MİLLİ GELİR PAYLAŞIMINDAKİ MEVCUT ADALETSİZLİK ARTIYOR!

            Sayın Hazine ve Maliye Bakanımızın ülke ekonomisini değerlendirirken “yüksek gelirli ülkeler kategorisine yükseliyoruz” sözü doğrudur. Raporda bunu söylüyor zaten. Bu açıklamanın peşine Hükümetin Meclisteki grup başkanın “emekliye verilecek bayram ikramiyesinde kaynak bulamadığımız için bu yıl zam yapılmayacak” açıklaması da büyümenin dar gelirliye yansımadığının resmini ortaya koyar niteliktedir. Evet, ülke ekonomisi büyüyor, yüksek gelirli ülkeler seviyesine çıkıyoruz ama iş yoksula gelince kaynak bulunamıyor. Anlaşılan o ki musluklar varlık sahiplerinin servetine akıyor.

            TÜRK VERGİ SİSTEMİ SOSYAL ADALETTEN UZAKTIR!

            Ülkemizdeki dar gelirlilerin aleyhine gelişen bu olumsuz gidişatın durdurulması adına, Türk vergi siteminde yüksek gelire sahip olanlardan daha yüksek, geliri çok daha düşük olanlarınsa gelirlerine göre daha düşük vergiye tabi tutulmasını sağlayacak bir vergi reformuna ihtiyaç vardır. Zira şu an ülkemizde mevcut haliyle 2026 Ocak ayı istatistik verilerine göre 4 kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 101.706,40 Türk Lirasıdır. Buna karşın gelir vergisi dilimlerininse bundan çok daha düşük gelirlerde %27-%35 gibi yüksek oranlara ulaştığı dikkate alındığında, bu durumun, temel ihtiyaçlarını bile karşılamakta aciz duruma düşen çalışanların, çok yüksek vergi yüküyle yoksulluk sınırının altında kaldığı gözükmektedir.

   TÜRK VERGİ SİSTEMİNDE ACİLEN REFORMA GİDİLMELİDİR!

                Yukarıda izah edilenler çerçevesinde ülkemizde kapsamlı bir Türk vergi sistemi reformuna ihtiyaç vardır. Vergi reformunun özünü, vergi yükünü herkese adaletli ve dengeli olacak şekilde dağıtmayı hedefleyen, bunun en güzel aracı olarak da dolaysız vergiye ağırlık vermeyi gören bir zihni yapı oluşturmalıdır. Zira ancak bu zihin yapısıyla sosyal adalet ilkesini merkezine alan bir vergi reformu yapılabilir. Böylece bireylerin sahip oldukları gelir düzeylerine göre ayrı ayrı vergilendirme şansı doğacağından, kimse ödeme gücünü aşan vergiyle karşılaşmayacak, bu sayede adil bir milli gelir dağılımının da önü açılacaktır. Kanaatimizce ülkemizdeki GSYH’den herkesin aldığı payı eşitlemenin yolu da buradan geçmektedir. Gerçekleşmesini arzuladığımız bu vergi sisteminin uygulanması ise siyasi iktidarın inisiyatif alarak harekete geçmesine bağlıdır.

 

 

Benzer Haberler